SUNUM ÖZETLERİ

İşitme ve denge organı olan kulak, beş duyu organından biri olup kedi ve köpeklerde birbirlerinden ve insanlardan farklı gelişmiştir. Bu sunumda kulağın yapısı, tür ve ırk bazında farklılıkları, bölümleri ve fonksiyonu anlatılacaktır.

Kulak kepçesinden iç kulağa, oradan beyin sapına ve kortekse uzanan işitsel yolculukta, mekanik bir dalga nasıl anlamlı bir sese dönüşür? Vestibüler sistem gelen sinyallerle, bedeni nasıl dengede tutar, vücut duruşunu nasıl kontrol eder, baş ve göz hareketini nasıl algılar? Bu sunumda kedi ve köpeklerde işitmenin ve vestibüler sistemin nörofizyolojisini, periferden merkeze uzanan karmaşık ama büyüleyici mekanizmalar ve anatomik yapılar eşliğinde ele alınacaktır.

Kedi ve köpeklerde kulak hastalıkları, pratikte en sık karşılaşılan ve doğru yönetilmediğinde hızla kronikleşebilen klinik problemlerdir. Otitis eksterna, media ve interna gibi lezyonlar; ağrı, kaşıntı, akıntı, başı sallama ve denge bozuklukları gibi çeşitli semptomlarla kendini gösterebilir. Bu nedenle kulak hastasına sistematik, adım adım bir yaklaşım hem doğru tanıya ulaşmak hem de etkili ve kalıcı bir tedavi planı oluşturmak için büyük önem taşır.

Bu sunum, kulak hastasına yaklaşımda “Neden?” ve “Nasıl?” sorularına yanıt vererek klinisyenlere pratik, uygulanabilir bir yol haritası sunmayı hedeflemektedir. Amaç; daha doğru, hızlı ve etkin bir klinik değerlendirme ile tedavi başarısını artırmak, nüksleri azaltmak ve hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde iyileştirmektir.

Tarihin tozlu sayfalarından yola çıkacağımız bu yolculukta dış kulak kepçesindeki primer lezyonları öncelikle eritematöz hastalıklar, kabuk ve kepeklenme, papüler hastalıklar, püstüler hastalıklar, nodüler hastalıklar, ülseratif hastalıklar ve alopesi şeklinde sınıflandırarak her birinde görülen değişimleri önemli kilometre taşları dikkate alarak incelenecektir. Var mısınız bu yolculuğa katılmaya?

İnsanlarda olduğu gibi hayvanlarda da odyoloji, işitme ve denge ile ilgili hastalıkları derinlemesine inceleyen ve bir takım test yöntemleri kullanarak hastaların vestibulokoklear sistemi ile ilgili objektif veriler sunan bir bilim dalıdır. Bu sunumda ülkemizde 2020 yılında temelleri atılan ve 2023 yılında kurulan ilk ve tek Veteriner Odyoloji Kliniği ve Veteriner Odyoloji alanında yapılanlar ile ilgili bilgi verilecektir.

Kulak, kompleks yapıdaki anatomisi ve mikroflorasında var olan fırsatçı mikroorganizmalar ile birçok faktörden etkilenebilen hassasiyette ve enfeksiyonlara açık konumdadır. Bu sunumda, kedi ve köpeklerde normal kulak florasında yer alan bakteri ve mantarlardan bahsedilecektir. Bununla birlikte klinik olgularda sıklıkla izole edilen etkenler ve bu etkenlerin antimikrobiyal direnç gelişiminden söz edilecektir.

Kedi ve köpeklerde dış kulak patolojileri; yangısal lezyonlardan neoplazik değişikliklere kadar geniş bir yelpazede yer almakta olup, klinikte çoğu zaman benzer semptomlarla karşımıza çıkabilirler. Bu nedenle olguların değerlendirilmesinde klinik bulguların histopatolojik ve sitolojik verilerle birlikte yorumlanması büyük önem taşır. Özellikle kronik otitis externa zemininde gelişebilen serüminöz adenomları ile karsinomları, skuamöz hücreli karsinom ve mast hücreli tümörler gibi neoplaziler ile non-neoplastik proliferatif lezyonların ayırıcı tanısı, doğru tedavi ve prognoz açısından kritik rol oynar. Bununla birlikte, dış kulak lezyonlarının önemli bir kısmı yangı–hiperplazi–neoplazi ekseninde bir süreklilik gösterebilir ve bu durum, özellikle sınırlı veya yüzeyel örneklerde tanısal güçlükler yaratabilir. Klinik olarak benzer görünüme sahip lezyonların biyolojik davranışları belirgin farklılıklar gösterebildiğinden, doğru örnekleme, uygun histoteknik işlemler ve gerektiğinde immünohistokimyasal destekleyici yöntemlerin kullanılması tanı doğruluğunu artırır. Ayrıca lezyonların lokal invazyon potansiyeli, rekürrens eğilimi ve metastaz olasılığı gibi parametrelerin değerlendirilmesi, klinik yönetim açısından yol göstericidir. Bu sunumda, kedi ve köpeklerde dış kulak patolojileri seçilmiş olgular eşliğinde ele alınarak; morfolojik bulguların klinik verilerle entegrasyonunu ortaya koyacak şekilde ele alınması hedeflenmiştir.

Serümen fizyolojik kulak mumudur. Sağlıklı kedi ve köpeklerde dış akustik kanalda bulunan ve kanalı korumakla görevli bir salgıdır. Otore ise, dış akustik kanal enfeksiyonlarının bir ürünü olarak karşımıza çıkan, mikroorganizma yüküne bağlı olarak kötü kokulu olabilen kulak kiridir. Serümen ile otorenin birbirinden ayrılması oldukça önemli bir noktadır. Serümenin temizlenmesi kulak kanalının korunma mekanizmasını sekteye uğratacak ve dış akustik kanalı otitis eksterna’ya duyarlı hale getirecektir. Otorenin yeterince temizlenememesi ise kulak kanalına uygulanacak tedavi edici ilaçların dış akustik kanal derisine temasına mani olacak ve enfeksiyonun yönetimini zorlaştıracaktır. Bu sunumda bu ayrımın yapılması ve uygun temizleme yöntemleri anlatılacaktır.

FPNOE; kedilerin dış kulak kanallarında görülen, hiperplazi ile karakterize ve prognozu şüpheli bir otitis eksterna tipidir. Hastanın yaşam kalitesini oldukça etkileyen, kronik ve progresif karaktere sahip olan FPNOE, yönetimi zor bir enfeksiyon ve yangıyı bünyesinde barındırır. Bu sunumda FPNOE hakkında bilgi verilecek ve tedavi seçeneklerinden bahsedilecektir.

Otodectes cynotis, genelde kedilerde ve nadiren diğer evcil hayvanlarda kulak uyuzu adı verilen son derece bulaşıcı ve yaygın bir dış parazit enfeksiyonunun etkenidir. Bu mikroskobik akarların çıplak gözle görülmeleri zordur. Ancak otoskop veya mikroskop yardımıyla hareketli görülen, sekiz bacaklı, küçük örümceğe benzeyen akarlardır. Otodectes'ler yaşam döngülerini neredeyse tamamen kedinin kulak kanalının sıcak ve nemli ortamında geçirirler; burada deri döküntüleri ve salgılarla beslenirler. Bu beslenme ve hareket, kedilerde şiddetli kaşıntı, rahatsızlık ve karakteristik olarak kahve telvesi görünümünde, koyu renkli, mumsu birikintilere yol açar. Etkenin kendisi kulak zarına zarar vermez, ancak neden olduğu şiddetli kaşıntı, kedinin sürekli olarak kulaklarını sallaması ve kaşıması sonucunda kulak kanalında ikincil bakteriyel enfeksiyonlara ve hematomlara neden olabilir. Etkili bir mücadele yapılabilmesi için düşmanımızı iyi tanımamız gerekmektedir. Bu sunumda bu etkenler daha yakından tanıtılacaktır.

Otodectes cynotis enfestasyonu kedilerde kronik, oldukça inatçı ve ülkemizde medikal tedavi başarısı günden güne düşen paraziter tip otitis eksterna olarak tanımlanabilir. Bu otitis eksterna tipi ile mücadele etmek uzun soluklu ve disiplinli bir tedavi süreci gerektirmektedir. Buna karşın hastaların yaklaşık dörtte biri medikal tedaviye yanıt vermeyip operatif müdahaleye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sunumda kulak uyuzu olarak bilinen otitis eksterna kronika parazitarya ya da otakariyazis ile mücadele yöntemleri hakkında bilgi verilecektir.

Otitis mediya yani orta kulağın enfektif yangısı; otojen, faringojen, hematojen ve lenfojen yolla meydana gelebilmektedir. Kedi ve köpeklerde farklı seyir gösteren bu lezyon başta Horner Sendromu olmak üzere yayılımına göre birçok nörolojik bulgu ile karşımıza çıkmaktadır. Bu sunumda kedi ve köpeklerde farklı yönetim şekilleri gerektiren otitis mediya’nın tanı ve tedavisi ile ilgili gelişmeler aktarılacaktır.

Kedi ve köpeklerde kulak ve nörootolojik bölgeyi ilgilendiren cerrahi girişimler, anatomik yapıların hassasiyeti ve fizyolojik risklerin yüksekliği nedeniyle anestezi ve analjezi açısından özel planlama gerektirir. Bu operasyonlar; hava yolu yönetimi, hemodinamik stabilite, vestibüler fonksiyonlar ve postoperatif nörolojik değerlendirme açısından diğer cerrahilerden ayrılır.

Bu sunumda, otolojik ve nörootolojik cerrahi girişimlerde uygulanması gereken temel anestezi ve analjezi prensipleri; vaka yönetiminde sık karşılaşılan zorluklar, olası komplikasyonların önlenmesi ve postoperatif bakımın kritik noktaları ile birlikte ele alınacaktır. Amaç, klinisyenlere güvenli, sistematik ve bilimsel temelli bir yaklaşım sunarak cerrahi başarının artırılmasına katkı sağlamaktır.

Bu sunumda, kedi ve köpeklerde görülen işitme kaybı tipleri ele alınacaktır. İşitme kaybının doğuştan ya da sonradan gelişebilen farklı türleri ile işitme kaybının lokalizasyonu, derecesi ve etki süresine göre nasıl sınıflandırıldığı açıklanacaktır.

İletim, sensörinöral ve karma tip işitme kayıplarının özellikleri ve birbirlerinden nasıl ayrıldıkları anlatılacaktır.

Genetik faktörler, yaşlanma, enfeksiyonlar, ototoksik ilaç kullanımı gibi nedenlerin hangi tip işitme kayıplarına yol açtığı ve aralarındaki ilişki açıklanacaktır.

Vestibüler sistemdeki bir bozukluk duruşu, yürüyüşü, baş ve göz hareketleri arasındaki hassas uyumu bozarak klinikte vestibüler ataksi ve eşlik eden nörolojik bulgularla kendisini gösterir. Uzaydaki konum algısının bozulması, ataksi, denge kaybı, baş eğikliği ve nistagmus gibi karakteristik belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur. Bu sunumda, kedi ve köpeklerde vestibüler ataksinin klinik görünümünü tanımayı; gözlenen nörolojik bulgular üzerinden lezyonun periferik vestibüler sistem mi yoksa merkezi vestibüler sistem kaynaklı mı olduğunun ayırt edilmesi, klinik pratikte sık karşılaşabilen vaka örnekleriyle ele alınacaktır.

Otitis interna ya da labirintitis ve ilişkili olarak vestibüler sendrom, kedi ve köpeklerde değişik formlarda karşımıza çıkmaktadır. Birçok nörolojik bulgu ile kendini gösteren bu hastalıklar kedi ve köpeklerde yaşam kalitesini oldukça olumsuz etkileyen ve sekel bırakma ihtimali olan, klinik seyri ağır hastalıklardır. Bu sunumda kulağın en derininde meydana gelen hastalıklar ve bu hastalıklarla başa çıkabilmenin yolları konuşulacaktır.